İZTO Başkanı Mahmut Özgener'den İzmir için kritik çağrı: Ortak akıl ve irade şart!
İZTO Başkanı Mahmut Özgener, İzmir'in ekonomik potansiyeline dikkati çekerek kentin geleceğinin ortak akıl, ortak irade ve kurumlar arası iş birliğiyle şekillenmesi gerektiğini vurguladı.

İZTO Başkanı Mahmut Özgener'den İzmir için ortak akıl ve irade çağrısı
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir'in ekonomik potansiyelinin değerlendirilmesi ve küresel rekabet gücünün artırılması için ortak akıl ve ortak iradeye ihtiyaç duyulduğunu belirterek, "İzmir'in ihtiyacı yalnızca daha fazla proje değil. Projeleri birbirine bağlayan ortak bir vizyon." ifadelerini kullandı.
Swissotel Büyük Efes İzmir'de düzenlenen İzmir Ticaret Odası 2027-2030 Dönemi Bilgilendirme Toplantısı'nda konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir'in ekonomik yapısını, Türkiye ekonomisine katkılarını, küresel rekabet gücünü ve gelecek vizyonunu değerlendirdi.
Toplantıda İZTO tarafından hayata geçirilmesi planlanan projelere de değinen Özgener, İzmir'in sahip olduğu ekonomik ve kültürel birikimin ortak hedefler doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
İzmir Türkiye Ekonomisinde Üçüncü Sırada
İzmir'in tarihsel birikimi, ticaret kültürü ve üretim kapasitesiyle Türkiye'nin önemli ekonomik merkezlerinden biri olduğunu belirten Özgener, kentin ülke ekonomisindeki yerine dikkati çekti.

İZTO Başkanı Özgener, şunları kaydetti:
"İzmir yalnızca Türkiye’nin üçüncü büyük şehri değil. 4,5 milyon insanın yaşadığı 8 bin 500 yıllık tarihsel birikimi bugüne taşıyan limanıyla, ticaret kültürüyle, üretim kapasitesi ve yaşama biçimiyle yüz yıllardır dünyaya açık bir kent. Bu açıklık coğrafi bir özellik değil İzmir’imizin karakteri. Bu kent tarih boyunca farklı kültürlerle ticaret yaptı. Farklı yaşam biçimleriyle yan yana taşıdı. Bir liman kentinin hareketliliği ve dışarıya bakma alışkanlığı İzmir insanını da şekillendirdi. İzmirliler değişime mesafeli duran değil dünyada ne olup bittiğini merak eden, yaşam kalitesine önem veren, girişimciliği, eğitimi ve kültürü birlikte düşünen bir şehir kültürü oluşturdu. Bu karakterin ekonomik karşılığı da güçlü. İzmir 2,56 trilyon liralık gayri safi yurtiçi hasılası ile Türkiye ekonomisinin yüzde 5,7’sini üreterek üçüncü sırada yer alıyor. 2025 yılında 22,5 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ilk 3 ihracat merkezinden biri olan İzmir ülke ihracatının da yüzde 8,2’sini gerçekleştirdi. 2026’da da bu konumunu koruyor. Ocak-Eylül döneminde 17,6 milyon dolarlık ihracat ile İzmir yine Türkiye üçüncüsü"
"Değişimi Uzaktan İzleyen Değil, Yön Veren Kent Olmalıyız"
İzmir'in geleneksel olarak ihracat fazlası veren bir ekonomik yapıya sahip olduğunu belirten Özgener, kentin geçmişten gelen öncü rolünü sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
İzmir'in ekonomik potansiyelinin ortak hedefler doğrultusunda değerlendirilmesinin önemine işaret eden Özgener, şöyle konuştu:
"İzmir’imizin öne çıkan bir başka özelliği ise geleneksel olarak net ihracatçı bir ekonomik yapıya sahip olması. Kentimiz ihracat fazlası veren sayılı kentlerin başında geliyor. İzmir’in tarihindeki dönüm noktalarına baktığımızda yalnıza ticaret görmeyiz, fikir, cesaret ve öncülük görürüz. Cumhuriyetin ekonomik geleceğinin tartışıldığı İzmir İktisat Kongresi’nden köklü fuarcılık geleneğine kadar bu kent Türkiye’nin dünya ile nasıl ilişki kuracağına dair söz söylemiştir. İzmir’in geçmişi bize şunu hatırlatıyor, bu şehir en güçlü olduğu dönemlerde kendi sorunlarını çözmekle yetinmemiş, ülkemizin geleceğine de katkı sunmuş. Bizlere düşen aynı iddiayı sürdürmek olmalıdır. İzmir’in değişimi uzaktan izlemesi değil, değişimin yönünü tartışması, fırsatları erken görmesi, risklere erken hazırlanması ve Türkiye’ye örnek olacak modeller geliştirmesidir"
"İzmir'in İhtiyacı Yalnızca Daha Fazla Proje Değil"
İzmir'in geleceğinin yalnızca ekonomik güç, altyapı ve insan kaynağıyla belirlenemeyeceğini ifade eden İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, kurumlar arasında uyum ve ortak hedefler doğrultusunda iş birliğinin önemine dikkati çekti.
Özgener, İzmir'in geleceğinin şekillendirilmesi için ortak aklın yanı sıra ortak iradenin de gerekli olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İzmir’in sahip olduğu büyük potansiyeli, dünyadaki değişimi ve bize yüklediği sorumlulukları konuştuk ancak tüm bunların bizi getirdiği önemli bir soru var; bu potansiyeli nasıl hayata geçireceğiz? İzmir için hayal ettiğimiz geleceği nasıl gerçeğe dönüştüreceğiz? Bir şehrin geleceğin belirleyen sadece sahip olduğu ekonomik güç, doğal kaynakları, altyapı ya da insan kaynağı değildir. Tüm bu imkanları hangi hedefler doğrultusunda kullandığı, kurumlarının ne kadar uyum içerisinde çalıştığı ve de insanlarının ortak gelecek etrafında ne ölçüde buluştuğu da önemli. İzmir’imizin gücü farklılıkları bir arada yaşatan kültüründe, dünyaya açıklığında ve köklü üretim geleneğinde saklı. Günümüzün dünyasında bu özellikleri korumak tek başına yeterli değil. Sahip olduğumuz birikimi ortak hedeflere ve bu hedefleri de ortak sonuçlara dönüştürmek zorundayız. Bunun için öncelikle birbirimizi dinlemeye, bilimin ışığında doğru kararlar almaya ihtiyacımız var. Hiçbir kurum, hiçbir sektör ve hiçbir kişi İzmir’in geleceğine ilişkin tüm soruların cevabına tek başına sahip olamaz. Ortak akıl dediğimiz de tam budur. Herkesin aynı düşüncede olması değil farklı düşüncelerin ortak hedef için buluşmasıdır. Birbirimizin bilgisinden, deneyiminde, birikiminden güç alarak tek başına ulaşamayacağımız çözümleri birlikte üretmektir. En iyi fikir bile hayata geçmediği sürece sadece fikirdir. Orttak bir iradeye ihtiyacımız var. Kararların arkasında duracak, sorumluluğu paylaşacak, zorluklar karşısında vazgeçmeyecek ve sonuç alana kadar birlikte çalışacak bir iradeye. İzmir’in geleceğine ilişkin yaklaşımımızı ortak akıl, ortak irade kavramı üzerinde kuruyoruz. Bunlar İzmir’in geleceğini şekillendirecek bir çalışma kültürüne ve her şeyden önemlisi somut sonuçlar üreten iş birliği modeline dönüşmesini istiyoruz. Çevremizi korumak, kentimizi afetlere hazırlamak, turizmimizi büyütmek ve yaşam kalitemizi yükseltmek için aynı hedeflere birlikte sahip çıkmalıyız. Her kurumun farklı yetkileri, görevleri ve sorumlulukları var ancak İzmir’in geleceği söz konusu olduğunda hiçbirimizin sorumluluğu kendi kurumumuzun sınırlarında bitmiyor. Hepimizin bu şehre karşı ortak sorumluluğu var. Biz İZTO olarak kendimize önemli bir görev biçiyoruz. Gerektiğinde öncülük eden, farklı kurumları bir araya getiren, ortak hedeflerin oluşmasına katkı sağlayan ve bu hedeflerin hayata geçmesi için elini taşın altına koyan bir kurum olmak istiyoruz. İzmir’in ihtiyacı yalnızca daha fazla proje değil. Projeleri birbirine bağlayan ortak bir vizyon. Daha büyük hedeflerin yanı sıra o hedefleri gerçekleştirecek ortak bir kararlılık. Geleceği konuşmak değil birlikte kurmak. İzmir’in potansiyeli büyük, birikimi güçlü, insanı da yetenekli. Bu gücü ortak akıl ile birleştirir, ortak irade geçirirsek İzmir değişen dünyaya uyum sağlayan değil dönüşüme yön veren şehirlerden biri olabilir. Ortak akıl ile doğru yolu bulacağız, ortak irade ile o yolu birlikte aşacağız"
Özgener'den Ortak Gelecek ve Cesaret Vurgusu
İzmir'in tarihî, kültürel ve doğal değerlerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirten Özgener, toplantının logosuna ilham veren İzmir göbek otunu örnek gösterdi.
İzmir'in geleceğine yönelik projelerin ortak hedefler doğrultusunda ele alındığını ifade eden Özgener, kentte yaşam kalitesinin artırılması ve dünyayla bağlantıların güçlendirilmesinin amaçlandığını söyledi.
"Cesaretimizi hiçbir zaman kaybetmeyelim" mesajı veren Özgener, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İzmir bazen en büyük zenginliklerini en küçük ayrıntılarda saklıyor. Ödemiş'te keşfedilen göbek otu bunlardan biri. İzmir göbek o
