İzmir’in yer altı su kaynakları tehlike altında: "Suyu doğru yönetemezsek suyumuz kalmaz"

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu...

Gündem Yayın: 13 Ocak 2026 - Salı - Güncelleme: 13.01.2026 11:32:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, İzmir’in su kaynakları konusunda uyarılarda bulunarak, kentin yer altı su kaynaklarının büyük bir riskle karşı karşıya olduğunu belirtti. İzmir'deki içme, kullanma ve sulama suyu ihtiyacının yaklaşık %70'inin yer altı kaynaklarından karşılandığını ifade eden Kayıkçıoğlu, "Bu kaynaklar tükenirse, su temini konusunda ciddi sorunlar yaşanır" dedi.

İzmir’de, yağış azlığı ve kuraklık nedeniyle barajlardaki su seviyeleri hızla düşerken, içme suyu ihtiyacı giderek artan bir şekilde yer altı su kaynaklarından karşılanmaya başlanmış durumda. Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, “Resmi verilere göre İzmir’de 94 bin yer altı su kuyusu bulunuyor. Ancak, bu sayının gayriresmi kuyularla birlikte çok daha fazla olduğunu göz önüne alırsak, yer altı su kaynaklarımızın şehrin geleceği için yetersiz olacağı sonucuna varmak mümkün” şeklinde konuştu.

 

Yer Altı Su Kaynakları Beslenemiyor

Kayıkçıoğlu, İzmir’in yer altı su kaynaklarının yağışlardaki düzensizlik nedeniyle beslenememe riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Şehrin büyük kısmının betonla kaplanmış olması nedeniyle, yağmur sularının yer altı su kaynaklarına ulaşması gittikçe zorlaşıyor. "Yağışların %86'sı yüzey akışına geçiyor ve bu da yer altı su kaynaklarının beslenmesini engelliyor" diyen Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, mevcut durumun bu kaynakların tükenmesi riskini arttırdığını belirtti.

İzmir’de 15-20 yıl önce yer altı su kaynaklarına 50 metrede ulaşılırken, bugün bu mesafenin 400-450 metreye kadar indiği belirtiliyor. Şehrin kuzeyindeki Gediz Nehri’nin kirliliği ile birlikte, doğu, batı ve güney bölgelerindeki yer altı kaynakları da kirlenme ve yetersiz beslenme sorunlarıyla karşı karşıya. Özellikle kıyı bölgelerinde yer altı su kaynaklarına deniz suyu karışıyor ve bu da sulamada tuzluluk oranını artırarak tarımsal verimliliği tehdit ediyor.

 

Çözüm Önerileri: Su Tasarrufu ve Yağmur Suyu Hasadı

Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, vatandaşların su tasarrufu yapmalarının büyük önem taşıdığını ifade ederek, aynı zamanda sanayide kullanılan suyun arıtıldıktan sonra derelere ya da nehirlere deşarj edilmesinin engellenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, tarımda yapılan "vahşi sulama"nın yerine basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini belirtti.

"İklime uygun üretim desenlerine yönelmek, toprak yüzeyini çıplak bırakmamak ve her damla suyun toprağa nüfuz etmesini sağlamak da yer altı su kaynaklarının beslenmesine katkı sağlayacaktır" diyen Kayıkçıoğlu, toprak sağlığının korunmasının bu bağlamda kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

En önemli çözüm önerilerinden birisi ise, yağmur suyu hasadının zorunluluk haline getirilmesi. Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, "Çatı suyu hasadı ve tarım alanlarında yağmur suyu hasadının artırılmasıyla, hidrolojik döngüde kirlenmeyen suyu sulamada ve yer altı sularını beslemede kullanabiliriz" diye konuştu.

 

Gelecek İçin Endişe Verici Durum

Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, yer altı su kaynaklarının bu şekilde kullanılmaya devam edilmesinin, İzmir’in su geleceği açısından büyük bir risk taşıdığını ifade etti. “Deniz suyu arıtma projeleri çok maliyetli ve henüz İzmir’in 4,5 milyonluk nüfusunun su ihtiyacını karşılayacak seviyeye ulaşmadı” diyen Kayıkçıoğlu, sürdürülebilir su yönetiminin önemini bir kez daha vurguladı.

Eğer su yönetimi doğru bir şekilde yapılmazsa, İzmir’in su kaynaklarının tükenmesi, şehirdeki yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss