İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ifadeye çağrıldı!
İGC Başkanı Dilek Gappi, bir cemiyet açıklaması nedeniyle "iftira" ve "halkı yanıltıcı bilgi" suçlamasıyla ifadeye çağrıldı.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Dilek Gappi’nin, Menemen Kent Arşivi ve Müzesi temel atma töreninde yaşanan tartışmaların ardından cemiyet adına yaptığı sert açıklamalar yargıya taşındı. Savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Gappi’nin “iftira” ve “halkı alenen yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamalarıyla ifadeye çağrılması, basın camiasında geniş yankı uyandırdı.
Olayın Gelişimi ve Soruşturmanın Arka Planı
Tartışmanın fitili, Menemen’deki törende siyasetçi Eyüp Kadir İnan’ın bir gazeteciye yönelik sarf ettiği iddia edilen “Ey paçavra gazeteci” ifadeleriyle ateşlendi. Bu çıkışın ardından İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu adına bir bildiri yayımlayan Başkan Dilek Gappi, İnan’ın sözlerini ve sonrasında arkasında durmasını kınadı.
Gappi’nin kamuoyuna duyurulan açıklamasında şu ifadeler yer almıştı: "Gazetecilere hakaret edebileceğini sanan bu tutumu nedeniyle "İnan"'ı kınıyor, meslektaşımızdan ve düşürdüğü seviye için kamuoyundan özür dilemeye çağırıyoruz."
Bu açıklamanın ardından başlatılan hukuki süreçte, ilgili iddialar ve cemiyetin bildirisi gerekçe gösterilerek soruşturma açıldı. Soruşturma kapsamında Dilek Gappi’nin savcılığa çıkarak ifade verdiği öğrenildi.
Eyüp Kadir İnan Cephesinin Haklı Gerekçeleri ve Eleştiriler
Siyaset kurumunun ve Eyüp Kadir İnan’a yakın çevrelerin bakış açısına göre, cemiyet yönetiminin ve Başkan Dilek Gappi’nin sergilediği tutum taraflı ve maksatlı bir boyuta taşınmış durumda. Bu cepheden konuya yaklaşanların dile getirdiği temel gerekçeler ve haklı bulunan noktalar şunlar:
Sözlerin Çarpıtılması İddiası: İnan’ın hedef aldığı ifadenin mesleğin tamamına veya kurumsal basına yönelik olmadığı, o anki konjonktürde kişisel bir tartışma ya da belirli bir tutuma tepki olarak geliştiği, ancak cemiyet tarafından kasti olarak tüm basına mal edildiği savunuluyor.
Kurumsal Tarafsızlığın İhlali: Bir basın meslek örgütünün (İGC) çatısı altında bulunan tüm gazetecileri temsil etmesi gerektiği; ancak siyasilerle girilen bu tarz sert ve polemik odaklı tartışmaların cemiyeti tarafsız bir çatı olmaktan çıkarıp siyasi bir aktör haline getirdiği vurgulanıyor.
Yargı Yolunun Haklılığı: Siyasilerin de kişilik haklarını ve itibarlarını koruma hakkı bulunduğunu belirten çevreler, asılsız veya abartılı beyanlarla kamuoyunda hedef gösterildiklerini, bu nedenle hukuki yollara başvurulmasının meşru bir hak olduğunu savunuyor.
Olayın hem basın etiği hem de ifade özgürlüğü ile siyasi tahammül sınırları açısından nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor.
