Time35 TV’de AK Parti İzmir teşkilatına salvolar: "Saha performanları sıfır, Bilal Saygılı’nın sırtına yük oluyorlar!"
Time35 TV’de, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın üstün performansı övülürken, pasif kalan teşkilat üyeleri eleştirildi.

Time35 TV ekranlarında yayınlanan "Gündemin Nabzı" programında, AK Parti İzmir İl Yönetimi, ilçe başkanları ve meclis üyelerinin saha performansları son derece sert sözlerle eleştirildi.
Programın moderatörü Mustafa Tübcel, köşe yazarı Önder Şengüler ve ceza hukukçusu Av. Murad İdikurt; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletvekilleri ve İl Başkanı Bilal Saygılı’nın sahada gösterdiği üstün çabanın, il yönetimi ve ilçe teşkilatlarının pasifliği nedeniyle adeta "kaşıkla toplanıp kürekle savrulduğunu" dile getirdi.
"Cumhurbaşkanı, İl Başkanı ve Milletvekilleri Sahada Ama İl Yönetimi Kayıp"
AK Parti’ye gönül veren İzmirlilerden ve eski teşkilat mensuplarından çok sayıda şikayet mesajı aldıklarını belirterek konuyu açan program moderatörü Mustafa Tübcel, milletvekillerinin ve İl Başkanı Bilal Saygılı'nın olağanüstü performansına karşılık il yönetiminin sahada olmadığını şu sözlerle ifade etti: "Sayın Cumhurbaşkanımızın sözlerini hatırlıyorsunuz değil mi? Genellikle şöyle söyler: 'Biz sıkmadık el, girmedik gönül bırakmayacağız. Milletin hizmetkarı olacaksınız.' Sayın Cumhurbaşkanımız bu kadar işinin arasında, telefonla arayıp bir hastanın halini hatırını sorabiliyor. Fakat bize gelen mesajlarda ciddi bir şikayet söz konusu. Cumhurbaşkanımız daha önce 'Yorulan varsa buyursun, kenarda dinlensin' diyerek mental yorgunluğa dikkat çekmişti. İzmir'de milletvekilleri sahada; millete dokunuyor, derdini dinliyor. Eyüp Kadir İnan, Ceyda Bölünmez Çankırı, Atilla Kaya sokak sokak, ilçe ilçe dolaşıyorlar. İl Başkanımız Bilal Saygılı'nın saha performansı ortada, tam saha pres uyguluyor. Bu sayede İzmir, üye sayısında Türkiye genelinde dereceye giriyor. Ama aynı performansı il yönetiminden göremiyoruz. Millet arıyor, il yöneticilerine ulaşamıyor; gidiyor, göremiyor; sahada zaten bulamıyor."
"Bilal Saygılı'nın Sırtına Yük Oluyorlar"
AK Parti teşkilatlarında uzun yıllar görev almış olan köşe yazarı Önder Şengüler, il yöneticilerini ve ilçe teşkilatlarını sosyal medya performanslarından mahalle yapılanmalarına kadar çok sert sözlerle eleştirdi. Şengüler, Bilal Saygılı'nın kendi işinden ödün vererek büyük bir emek harcadığını ancak teşkilatın onun arkasında duramadığını belirterek geçmişten çarpıcı bir örnek verdi: "Geçmişte bir Ömer Cihat Akay dönemi vardı AK Parti'de. O yönetimden kimler çıktı? Bekir Pakdemirli bakan oldu, Atilla Kaya milletvekili oldu, Hamza Dağ Genel Başkan Yardımcısı oldu, Mahmut Badem ve Arif Uğurlu belediye başkanı oldu. Şimdi gelelim bu tarafa... Kimse yanlış anlamasın ama 5-6 kişiyi geçmez. Bilal Saygılı yarın görevi bıraktıktan sonra yerine il başkanı olabilecek bir tek isim söyleyebilir misiniz? Söyleyemezsiniz."
"Sosyal Medyada Sadece İl Başkanının Elini Sıkarken Fotoğrafları Var"
İl yöneticilerinin sahaya inmemesini eleştirmeye devam eden Şengüler, sosyal medya hesapları üzerinden şu eleştiriyi yöneltti:
Sırtında Yük Oluyorlar: "En az 25-30 tane İl Yönetim Kurulu üyesinin sosyal medya hesaplarını kontrol ediyorum; hiçbir faaliyetleri yok. Bu durum Bilal Saygılı'nın ve milletvekillerinin sırtına yüktür. Yazık günah değil mi bu adamlara? Sosyal medyada bakın, sadece haftalık yönetim kurulu toplantısında Bilal Saygılı'nın elini sıkarken fotoğrafları var. Uyarıyoruz, yine aynısını yapıyorsunuz."
Yarımada Sahipsiz: "İzmir'in size ihtiyacı var, sahaya çıkmanız lazım. Yarımada, İzmir'in en sıkıntılı bölgesi; kaç tane yönetim kurulu üyesi gidip Yarımada'yı gezdi?"
"Mahalle Yönetim Kurulu Olmayan Teşkilat Seçime Giremez"
Teşkilat Başkanı Rahmi Taştan'a da seslenen Şengüler, AK Parti İzmir ilçe teşkilatlarındaki en büyük yapısal sorunu ve teşkilat zafiyetini şu sözlerle ifşa etti: "Sayın Rahmi Taştan duyuyorsa ve buna cevap verirse çok mutlu olurum. İzmir'in 30 ilçesi var. AK Parti'nin hiçbir ilçe başkanlığının mahalle yönetim kurulu yok. Mahalle yönetim kurulunuz yoksa seçime giremezsiniz. Recep Tayyip Erdoğan'ın yapmış olduğu 'karınca modeli' sandık çalışmasını yapamazsınız. Mahalle başkanları var ama mahalle yönetim kurulu üyeleri yok. Sandık görevlileri var, sandık yönetimleri yok. Ben bu konuda çok iddialıyım, buyurun tartışalım. Ama yukarıya (Genel Merkez'e) birer liste halinde her şey tamam gibi gidiyor."
"İlçe Başkanları Kopyala-Yapıştır Muhalefet Yapıyor"
Belediye meclis üyeleri ve ilçe başkanlarının muhalefet üretmekte yetersiz kaldığını vurgulayan Şengüler, teşkilatların acilen revize edilmesi gerektiğini savundu: Yetersiz Muhalefet: "Meclis üyelerinden en fazla 5 tanesini sahada görüyoruz, muhalefet yapmıyorlar. İlçe başkanları da muhalefet üretmiyor. Biz bazı konuları dile getirdikten sonra baktım arka arkaya basın açıklamaları yapmaya başladılar. Ama nasıl açıklamalar? Kopyala-yapıştır, kopyala-yapıştır... Siyasetçi kopyala-yapıştır yapmaz."
Küçülen Teşkilat Toplantıları: "AK Parti 'daraltılmış ilçe danışma toplantısı' yapacak bir parti değildir, AK Parti iktidar partisidir. Biz eskiden Urla'da, Güzelbahçe'de salonlar kiralardık, o salonlara bin kişi gelirdi. Şimdi AK Parti ilçe binasında 30 kişiyle daraltılmış toplantı yapıyor. Neyi danışıyorsunuz? Meydana çıkamıyorsanız AK Parti'de siyaset yapmayacaksınız."
"Bir Siyasetçi Susuyorsa Ya Çok Şey Biliyordur Ya da Yetersizdir"
Programda söz alan ceza hukukçusu Av. Murad İdikurt ise Çeşme ilçesinde yaşanan iddialar üzerinden AK Parti ilçe teşkilatlarının sessizliğini ve konforlu siyaset anlayışını hedef aldı: "Çeşme'de bir sürü iddia konuşuldu, müfettişlerin görevde olduğu söyleniyor. Bu kadar iddianın olduğu yerde Çeşme'nin AK Parti ilçe başkanının herhalde bir muhalefet ortaya koyması gerekiyordu. Ancak bizim yayınlarımızdan aylar sonra açıklama yapmış. İktidar partisinde siyaset yapmak, şeklen görevlerde olmak keyiflidir, konforludur. Telefonlarınız açılır, istediğiniz yere ulaşabilirsiniz ama icraata geldiği zaman maalesef böyle olmadığını görüyoruz. Bir adam susuyorsa, bir adam muhalefet üretmiyorsa iki sebeptendir: Ya Sayın Hakan Fidan'ın bildiği kadar detaylara vakıftır o yüzden hiç konuşmuyordur ya da konuştuğu zaman ne kadar yetersiz olduğu ortaya çıkacaktır. Bunun başka bir açıklaması yok."
"İzmir CHP'nin Kalesi Değil, Merkez Sağın Kalesidir"
İzmir siyasetine dair teslimiyetçi yaklaşımı da reddeden İdikurt, sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer siz 'İzmir CHP'lidir' ön kabulüyle başlarsanız İzmir'de zaten sağ gelenekte siyaset yapmayın. İzmir CHP'li değildir, İzmir merkez sağın kalesidir. Burhan Özfatura örneğini burada 750 defa söyledik. Ön kabulü 'CHP'lidir' diye başladıkları zaman o zaman bu görevlere de talip olmasınlar. Ama listelere yazılmak için neler yapıldığını duyuyoruz, biliyoruz, görüyoruz."
"15 Temmuz Törenine 5 Kişiyle Giden İlçe Başkanı İstifa Etsin!"
Programın sonunda sözü tekrar alan Önder Şengüler, 15 Temmuz anma etkinliklerine ilçe başkanlarının katılım göstermemesine ve sönük katılım sağlayanlara çok sert tepki göstererek istifa çağrısında bulundu: "Dün 15 Temmuz kutlandı, sosyal medyadaki fotoğraflara baktım. Bazı ilçe başkanlarını gördüm; anma etkinliğine 5 kişiyle gitmişler, bir de bunu gururla paylaşıyorlar. Recep Tayyip Erdoğan bu işin, 15 Temmuz'un mimarıdır; ona karşı bir darbe yapıldı. AK Parti ilçe yönetimleri en az 20 kişiden oluşur. Siz kendi yönetiminizden 10 kişiyi toplayıp oraya gidemiyorsanız istifa edin, valla istifa edin ya! Birçok ilçe 5 kişiyle gitmiş, bir de fotoğraf paylaşıyorlar."
