CHP İzmir’de İlker Alkız Çıkışı! “Biz Ne Bugünün Ne de Yarının Aparatıyız!”
İlker Alkız, sosyal medyadan CHP yönetimini ve yerel seçim süreçlerini sert eleştirerek Kılıçdaroğlu’na açık destek verdi.

İzmir siyasetinde uzun yıllardır sessiz ama etkili duruşuyla bilinen sanatkar iş insanı İlker Alkız, dün akşam saatlerinde sosyal medya hesabından yaptığı dikkat çekici açıklamayla CHP içindeki tartışmalara sert sözlerle dahil oldu.
Dürüstlüğü, açık sözlülüğü, esnaf kimliği, sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu güçlü bağlar ve vatandaşla olan samimi ilişkileriyle İzmir’de tanınan Alkız’ın açıklaması, sadece bir siyasi değerlendirme değil; aynı zamanda CHP içindeki mevcut tabloya karşı yüksek sesli bir itiraz ve Kılıçdaroğlu’na açık ve net bir destek olarak yorumlandı.
Geçmiş dönemde de Kılıçdaroğlu’na bağlılığı ve güven duyması yönüyle İzmir CHP siyasetinde sık sık eleştiri konusu olan ve hedef tahtasına oturtulan İlker Alkız siyasi çizgisinden ve Kılıçdaroğlu’na bakışı açısından hiçbir şey kaybetmeyen Alkız örgüte “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” mesajı verdi
Uzun yıllardır siyasetin içinde olmasına rağmen siyasetten kişisel beklenti içinde olmayan isimlerden biri olarak bilinen İlker Alkız, paylaşımında hem parti içi kurultay sürecine hem yerel seçimlerdeki aday belirleme yöntemlerine hem de CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik tutumlara ilişkin çarpıcı sert ifadeler kullandı.
“Partimiz ve Ülkemiz Tarihi Günlerden Geçiyor”
Alkız, açıklamasına CHP’nin ve Türkiye’nin olağan dışı bir süreçten geçtiğini vurgulayarak başladı. Sosyal medyada ciddi bir bilgi kirliliği ve yalan rüzgarı olduğunu belirten Alkız, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun her zamanki nezaketi ve zarafetiyle konuştuğunu, ancak kendisinin “sokağın sesi” olarak bazı gerçekleri açıkça ifade etmek istediğini söyledi.
Bu çıkış, İlker Alkız’ın siyaset sahnesindeki alışılmış diplomatik cümlelerin dışına çıkarak, doğrudan ve net bir tavır ortaya koyduğunu gösterdi.
Alkız’ın açıklamasındaki en dikkat çeken bölümlerden biri ise CHP kurultay sürecine ilişkin iddiaları oldu. Alkız, olağan kurultayda bazı delegelerin maddi vaatlerle, kirli pazarlıklarla, kaset kumpaslarıyla ve adaylık sözleriyle baskı altına alındığını ileri sürdü. Bu ifadeler, CHP içinde uzun süredir konuşulan kurultay tartışmalarını yeniden alevlendirecek nitelikte değerlendirildi.

“Adaylıklar Liyakatle Değil, Paranın Gücüyle Belirlendi”
İlker Alkız, yalnızca kurultay sürecini değil, yerel seçim dönemindeki aday belirleme yöntemlerini de sert sözlerle eleştirdi. Alkız’a göre yerel seçim sürecinde adaylıklar; liyakat, emek, örgütsel geçmiş ve partiye verilen mücadeleyle değil, paranın satın alma gücüyle şekillendi.
Bu sözler, CHP içinde özellikle İzmir merkezli aday belirleme süreçlerine yönelik uzun süredir dile getirilen rahatsızlıkların açık bir ifadesi olarak dikkat çekti. Alkız’ın paylaşımı, parti tabanında “emek verenlerin dışlandığı, imkanı olanların öne çıkarıldığı” yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.
Kılıçdaroğlu’na Sahip Çıktı
Açıklamasında Kemal Kılıçdaroğlu’na açık destek veren İlker Alkız, bir dönem Kılıçdaroğlu’na “baba” diyenlerin bugün meydanlarda onu yuhalattığını belirterek sert tepki gösterdi.
Alkız, Kılıçdaroğlu’na karşı bugün kullanılan dili samimiyetsiz ve vefasız bulduğunu ifade ederken, daha önce Kılıçdaroğlu’nun yanında görünmek için yarışan bazı isimlerin bugün siyasi rüzgara göre pozisyon değiştirdiğini savundu.
İlker Alkız’ın bu çıkışı, CHP içinde Kılıçdaroğlu’na yakın duran kadroların sessizliğini bozması açısından da önemli görüldü. Alkız, Kılıçdaroğlu’nun hala edebiyle ve nezaketiyle konuştuğunu, ancak kendisinin bu tavrın ötesine geçerek yaşananları açık adıyla söyleme ihtiyacı duyduğunu belirtti.
“Otobüsleri Hangi Belediyeler Fonladı?”
Alkız’ın açıklamasındaki en çarpıcı sorulardan biri ise meydanlara taşınan kalabalıklar ve belediye kaynakları iddiası üzerine oldu.
İlker Alkız, sosyal medya paylaşımında şu soruları gündeme taşıdı:
“Meydanlara topladığınız o kalabalıkları, kiralanan otobüsleri hangi belediyeler fonladı? Bu kaynak nereden geliyor? İl başkanlığının kasasında para yokken bu organizasyonlar nasıl ve kimin parasıyla yapıldı?”
Bu sorular, CHP içindeki siyasi organizasyonların finansmanı ve belediye imkanlarının parti içi mücadelelerde kullanılıp kullanılmadığı tartışmasını da beraberinde getirdi.
Alkız, milletin parasıyla parti içi hesaplaşma yapılamayacağını belirterek, “Taşıma suyla, milletin parasıyla kendi genel başkanına ve partisine başkaldıran bir zihniyet asla kabul edilemez” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
“Temiz Olanları Kurtaracağım, Yanlışa Bulaşanları Temizleyeceğim”
İlker Alkız, açıklamasında Kılıçdaroğlu’nun “Temiz olan başkanlarımızı kurtaracağım ama yanlışa bulaşmış olanları temizleyeceğim” sözünü de özellikle ön plana çıkardı.
Alkız’a göre bu cümle, CHP’nin geleceği açısından sıradan bir siyasi mesaj değil, partideki çürüme iddialarına karşı verilmiş net bir duruş anlamı taşıyor.
Bu vurgu, özellikle son dönemde belediyeler, adaylık süreçleri, parti içi dengeler ve çıkar ilişkileri üzerinden yürüyen tartışmaların daha da büyüyeceğinin işareti olarak değerlendirildi.
“Biz Ne Bugünün Ne de Yarının Aparatıyız”
İzmir’de esnaf kimliği, yardımseverliği, hayırseverliği ve halkla kurduğu doğrudan ilişkiyle bilinen İlker Alkız, açıklamasının devamında kendisine geçmişte yapılan siyasi telkinleri de gündeme getirdi.
Alkız, kendisine “Kemal Bey’i destekleme, siyaseten intihar ediyorsun; yeni sisteme entegre ol” diyenlerin bugün farklı pozisyonlar aldığını ifade ederek, siyasi sadakat gösterilerinin samimi olmadığını savundu.
Açıklamasında “Biz ne bugünün ne de yarının aparatıyız” diyen Alkız, doğru bildiği yerde durmaya devam edeceğini vurguladı.
Bu sözler, Alkız’ın CHP içinde mevcut güç dengelerine göre pozisyon alan isimlerden ayrıştığı mesajı olarak okundu.
“Baba Ocağı Çıkar Odaklarına Teslim Edilmemeli”
İlker Alkız, CHP’yi “baba ocağı” olarak tanımladığı açıklamasında, partinin çıkar odaklarına, rant düzenlerine ve iradesini başkalarına teslim etmiş yapılara bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
Alkız’ın bu sözleri, CHP’nin kuruluş değerlerine, örgüt emeğine ve halkçı siyaset anlayışına sahip çıkma çağrısı olarak değerlendirildi.
Açıklamasında kullandığı sert ifadelerle dikkat çeken Alkız, CHP’nin bir şirket mantığıyla yönetilemeyeceğini, parti iradesinin karanlık odaklara veya çıkar gruplarına teslim edilemeyeceğini savundu.
İzmir Siyasetinde Yeni Bir Tartışmanın Fitili Ateşlendi
İlker Alkız’ın paylaşımı, CHP İzmir siyasetinde yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Çünkü Alkız yalnızca genel bir siyasi yorum yapmakla kalmadı, parti içindeki adaylık süreçlerine, kurultay iradesine, belediye kaynaklarının kullanımına ve Kılıçdaroğlu’na yönelik tavırlara dair oldukça ağır sorular yöneltti.
CHP İzmir’de uzun yıllardır tanınan, esnafla, STK’larla ve vatandaşla güçlü ilişkileri bulunan Alkız’ın bu çıkışı, parti tabanında da yankı uyandıracağa benziyor.
Siyasette bazı çıkışlar yalnızca bir açıklama değildir; aynı zamanda saf belirleme çağrısıdır. İlker Alkız’ın mesajı da tam olarak böyle okunuyor.
Alkız, açıklamasının sonunda belediye başkanlarına, yöneticilere ve yol arkadaşlarına seslenerek CHP’nin ulu çınarının çıkar odaklarına teslim edilmemesi gerektiğini belirtti.
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” mesajıyla birlik çağrısı yapan Alkız, her şeyi göze alarak dimdik durmanın zamanının geldiğini ifade etti.
İzmir siyasetinde bugüne kadar daha çok çalışkanlığı, yardımseverliği ve açık sözlülüğüyle bilinen İlker Alkız, bu açıklamayla CHP içindeki tartışmalarda artık daha görünür, daha net ve daha sert bir pozisyon aldığını da ilan etmiş oldu.



