İzmir Büyükşehir: "Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün taşınmaz tescil işlemleri hukuka aykırı"
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir’deki üç tarihi taşınmazı kendi adına tescil etmesine sert tepki gösterdi...

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir’deki üç tarihi taşınmazı kendi adına tescil etmesine sert tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, bu işlemlerin hukuka aykırı olduğu ve İzmir halkına ait mal varlıklarının “oldu bittiye getirilerek” devredilemeyeceği vurgulandı.
Açıklamada, yargı sürecinin başladığı belirtilirken, belediyenin bu taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkını korumak için hukuki mücadelesine devam edeceği ifade edildi.
"Hukuksuz Bir İşlem"
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasında, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerin Vakıflar Kanunu’na aykırı olduğu ve İzmir halkının mülküne hukuksuz şekilde el konulamayacağı vurgulandı. Belediyeye ait taşınmazların, hiçbir bilgilendirme yapılmadan ve taraflarına danışılmadan, tapu müdürlüklerine başvuru yapılarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiği iddia edildi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, söz konusu taşınmazların vakıf yoluyla oluşturulmuş kültür varlıkları olduğunu ve bu sebeple yeniden tescil edilebileceğini öne sürse de, İzmir Büyükşehir Belediyesi bu iddiayı reddetti. Belediyeye göre, bu taşınmazlar hiçbir vakıfla bağlantılı değil ve ilgili vakıf şerhleri, yıllar önce silinmişken, sonradan hukuksuz bir şekilde tekrar gündeme getirilmiş durumda.
Tarihi Binalar ve Toplum İçin Önemi
Meslek Fabrikası, İzmir Büyükşehir Belediyesi için tarihi olduğu kadar sosyal anlamda da büyük bir öneme sahip. 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla belediyeye devredilen Meslek Fabrikası, bugüne kadar İzmir halkına çeşitli meslek kursları vererek istihdamı artıran ve yerel kalkınmayı destekleyen bir merkez haline gelmiştir. Belediye, bu binanın yalnızca bir kültür varlığı değil, aynı zamanda İzmir’in üretim ve istihdam odaklı sosyal politikalarının merkezi olduğuna dikkat çekti.
Ayrıca, söz konusu taşınmazlardan bir diğeri olan Egemenlik Evi binası da İzmir’in ilk belediye binası olup, 1891’de dönemin zor şartlarında İzmir halkı tarafından yaptırılmıştır. Bu bina da bir vakıf tarafından inşa edilmemiştir ve belediye, ilgili belgelerle bunun kanıtlandığını belirtiyor.
Hukuki Süreç Devam Ediyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu taşınmazlar üzerindeki mülkiyet iddialarına karşı hukuki yollara başvurmuş durumda. Belediye, taşınmazların Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesine aykırı olarak tescil edildiğini ve bu işlemlerin iptali için davalar açıldığını duyurdu. Meslek Fabrikası ile ilgili olarak İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal davası açılmış, mahkeme taşınmazın mülkiyetinin üçüncü kişilere devrini engelleyici ihtiyati tedbir kararı vermiştir. Ancak, tahliye talebi reddedilmiştir.
Belediye, mahkeme sürecini beklemek yerine taşınmazların “oldu bittiye getirilerek” tahliye edilmesinin hukuka ve Cumhuriyet’in teamüllerine aykırı olduğunu ifade etti.
"Kamusal Hizmet Engellenmemeli"
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kamusal hizmetlerin devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne diyalog kanallarının açık tutulması çağrısında bulundu. Belediyeye göre, kamu hizmeti yapılan binalara yönelik tahliye girişimlerinin durdurulması ve bu süreçte hukukun üstünlüğüne saygı gösterilmesi gerekiyor.
Belediye, İzmir halkının mülküne el konulması ve hukuksuz bir şekilde taşınmazların tahliye edilmesi girişimlerinin İzmir halkına ve Cumhuriyet değerlerine zarar vereceğini belirterek, sürecin hukuk yoluyla çözümlenmesini talep etti.
